Akşamüstü İstanbul'un dar sokaklarında ilerlerken, Taksim'deki otellerin önünde duraklayan taksiler dikkat çeker. Takvimler, Temmuz 2023'ü gösterirken, sokaklar her zamankinden biraz daha canlı. Turistler ve yerliler, bu renkli kozmopolit şehirde harmanlanırken, otel lobileri başka bir hikayenin başlangıcını gizlice fısıldar.
Bir otel lobisinin adımlarla başlayan sessiz seremonisi... Burada ilk izlenim, kimse itiraf etmese de önemlidir. Görkemli avizeler altında, resepsiyonist genç kadın, hoş bir gülümsemeyle karşılar geleni. Göz göze gelinen o ilk andan sonra, içeride bir yerlerde kurgulanan hikayenin farklı bir yönü vardır. Şehirdeki anonimlik, bazen yeni bir kimlik yaratmanın zevkini sunar.
Ön sohbetler, tiyatrodaki gergin bir perdenin aralanması gibidir. Nazikçe atılan her kelime, bir taş döşeme yolu gibi dikkatle seçilir. Belki Boğaz'da yenen bir akşam yemeği ya da Kadıköy'ün sokaklarında geçirilen bir öğleden sonra konu olur. Bu sohbet, karşılıklı bir güven inşasının anahtarıdır. Gözler, sözlerin arasındaki boşlukları doldurur, herkesin bildiği ama kimsenin dillendirmediği bir hiyerarşi mevcuttur.
Bahşiş meselesi, kelimelerden ziyade jestlerle işaret edilir. Çanta, hafifçe bırakılır masaya. Kıyıya vuran dalgaların sesini andıran nazik bir teşekkür, minnettarlığı ifade eder. Sektörde yazılmamış kurallar vardır; bahşiş, bu kartlarla oynanan bir poker masasında, elin gücünü belirler. Herkes farkındadır ama kimse konuşmaz.
Davranış normları üzerine ise söylenecek çok şey var. Saygı, ortak dil. Sessizliğin bile bir tonu vardır. Bazen en güçlü anlar, kelimelerle değil, sessiz bir bakışla ifade edilir. Başkalarının yaşamlarına olan saygı, kimliğin tamamlayıcı bir parçası haline gelir. Yalnızlıktan doğan merhamet, belki de bu dünya içinde, en çok paylaşılan duygudur.
Otele girişler, herkesin bildiği ama sadece bazılarının yazdığı gizli bir notadır. İşaretler ve işaretçilerle dolu bu dünya, önyargıların ve basit yargıların ötesinde, derinlemesine bir sosyal anlayışı gerektirir. Çünkü bu sektörde, hikaye yazanlar da okuyucular da, sessizce aynı otel lobisinde buluşur. İstanbul'un kalbinde, yine de duvarlar konuşmaya devam eder.